EBÜ’l-HATTÂR

أبو الخطّار

Hüsâm b. Dırâr el-Kelbî (ö. 130/747)

Emevîler’in Endülüs valisi.

Vali Belc b. Bişr el-Kuşeyrî’nin ölümünden (124/742) sonra Endülüs’te karışıklıkların başlaması ve yeni vali Sa‘lebe b. Selâme el-Âmilî’nin bunu


körüklemesi üzerine İfrîkıye Valisi Hanzale b. Safvân el-Kelbî Ebü’l-Hattâr’ı barışı sağlamak için Endülüs’e vali tayin etti (743).

Ebü’l-Hattâr’ın ilk icraatı, eski valiyi ve diğer bazı kumandanları Afrika’ya göndermek suretiyle Endülüs’ten uzaklaştırmak oldu. Kurtuba’da biriken Suriyeli askerleri Endülüs’ün çeşitli bölgelerine yerleştirdi. Dımaşklılar’ı İlbîre’ye (Elvira), Hımslılar’ı İşbîliye (Sevilla) ve Leble’ye (Niebla), Kınnesrînliler’i Ceyyân’a (Jaen), Ürdünlüler’i Reyye (Rayyo) bölgesinde Erşizûne (Archiduna) ve Mâleka’ya (Malaga), Filistinliler’i Şezûne’ye (Sidonia), Mısırlılar’ı da Garbü’l-Endelüs (Algarve) ve Tüdmîr’e (Teodomiro) yerleştirdi. Yönetime iyi başlayan Ebü’l-Hattâr, bir süre sonra kendi cemaatinden olan Yemenliler’i koruyup diğer kabilelere haksızlık edince Kays kabilesi mensupları Kınnesrînliler’in lideri Sumeyl b. Hâtim el-Kilâbî’nin çevresinde toplanmaya başladılar.

Sumeyl b. Hâtim, yapılan haksızlıkları dile getirmek üzere Ebü’l-Hattâr’ın huzuruna çıktıysa da hakarete uğradı. Bunun üzerine Ebü’l-Hattâr’a karşı hem kendi kabilesinin hem de Yemenli Lahm ve Cüzâm kabilelerinin desteğini sağladı. Bunu haber alan Ebü’l-Hattâr Sumeyl üzerine yürüdü ve Şezûne’de yaptığı savaşı kaybedip esir düştü (Receb 127/Nisan 745). Bazı tarihçiler, iki müslüman grup arasında cereyan eden bu savaşı Cemel ve Sıffîn savaşlarıyla mukayese ederler. Ebü’l-Hattâr’ın yerine Sevâbe b. Selâme el-Cüzâmî kendisini Endülüs valisi ilân etti. Ancak çok geçmeden Abdurrahman b. Naîm el-Kelbî ve adamları tarafından hapisten kurtarılan Ebü’l-Hattâr valiliği tekrar ele geçirmek üzere siyasî ve askerî faaliyetlere girişti. Bir ordu ile Kurtuba üzerine yürüyen Ebü’l-Hattâr Sevâbe ve Sumeyl karşısında mağlûp oldu. Sevâbe’nin ölümünden sonra dört ay boş kalan Endülüs valiliğine Yûsuf b. Abdurrahman el-Fihrî getirildi. Yûsuf el-Fihrî ile arası açılan İbn Hureys el-Cüzâmî ona karşı Ebü’l-Hattâr’a iş birliği teklif etti. Ebü’l-Hattâr teklifi kabul ederek harekete geçti ve iki ordu Kurtuba yakınlarında Şekünde’de (Secunda) karşılaştı (130/747). Çok sayıda müslümanın öldüğü bu kanlı savaş Yûsuf el-Fihrî’nin zaferiyle sona erdi. Ebü’l-Hattâr ve müttefiki İbn Hureys el-Cüzâmî yakalanarak idam edildiler.

BİBLİYOGRAFYA:

Ahbâr MecmûǾa, s. 57-61; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, V, 272-273, 337-339, 491-492; İbn İzârî, el-Beyânü’l-mugrib, II, 33-37; İbn Haldûn, el-Ǿİber, IV, 119-120; Sehâvî, ed-Davǿü’l-lâmiǾ, II, 21; Makkarî, Nefhu’t-tîb, I, 237-238; III, 22-26; Humeydî, Cezvetü’l-muktebis, Kahire 1386/1966, s. 200-201; E. Lévi-Provençal, Histoire de L’Espagne musulmane, Paris 1950, I, 7, 48-50, 359; III, 51; a.mlf., “Abu’l-Khattār”, EI² (İng.), I, 134-135; Ziriklî, el-AǾlâm, V, 187; Chejne, Muslim Spain, s. 13, 112; Hâlid ed-Dûfî, Târîhu’l-ǾArab fi’l-Endelüs, Bingazi 1980, s. 280-286; Doğuştan Günümüze Büyük İslâm Tarihi, İstanbul 1987, IV, 92-102; Muhammed Ya‘lâvî, “Terâcimü Endelüsiyye müntekāt min Kitâbi’l-MukaffâǾ li’l-Makrîzî”, Mecelletü Dirâsât Endelüsiyye, I, Tunus 1408/1988, s. 79-81; A. Huici Miranda, “al-Husām b. Dirār”, EI² (İng.), III, 601-602.

Ali Aktan